Finans Sektöründe Siber Alarm! Dijitalleşme Güvenlik Açıklarını Artırıyor
Ekonomi

Finans Sektöründe Siber Alarm! Dijitalleşme Güvenlik Açıklarını Artırıyor


06 November 20255 dk okuma67 görüntülenmeSon güncelleme: 30 January 2026

Finans sektörü hızla dijitalleşirken, bu durum beraberinde ciddi siber güvenlik risklerini de getiriyor. Kaspersky uzmanları, sektördeki başlıca eğilimleri değerlendirerek kapsamlı hazırlık ve denetimin önemine dikkat çekiyor. Dijital dönüşümün sunduğu avantajların yanı sıra, güvenlik açıklarının da arttığı bu dönemde finans kuruluşlarının dikkatli olması gerekiyor.

Dijitalleşme ve Artan Riskler

Finans sektörü, her zamankinden daha dinamik ve bağlantılı bir hale geliyor. Bu durum, daha hızlı operasyonlar, kişiselleştirilmiş müşteri deneyimleri ve sınırsız ölçeklenebilirlik sunarken, aynı zamanda siber saldırılar için de zemin hazırlıyor. Kaspersky'nin IT Security Economics 2024 raporuna göre, bankacılık, finans ve sigorta (BFSI) kurumları yılda ortalama 1,2 milyon dolar siber güvenlik harcaması yapıyor. Ancak, büyük bir güvenlik olayının maliyeti ortalama 3,2 milyon doları bulabiliyor. Bu da yetersiz güvenlik önlemlerinin ne kadar büyük risk taşıdığını gösteriyor.

Kaspersky uzmanları, bu alandaki önemli eğilimleri şu şekilde sıralıyor:

  • Açık Bankacılık API'leri
  • Bankacılık Hizmeti
  • Gömülü Finans
  • Buluta Geçiş
  • Yapay Zeka

Her bir API (Uygulama Programlama Arabirimi),hem bir fırsat hem de siber saldırganlar için potansiyel bir giriş noktası olabilir. Bu nedenle, güvenlik ve uyumluluk konularında taviz verilmemesi gerekiyor. Buluta geçiş, ölçeklenmeyi kolaylaştırsa da, yanlış yapılandırmalar ve artan riskleri beraberinde getiriyor. Yapay zeka ise operasyonel verimliliği artırırken, manipüle edilmiş modeller ve yapay zeka destekli oltalama saldırıları gibi yeni tehditler oluşturuyor.

Tehditler ve Çözüm Önerileri

Siber tehdit istatistikleri, yeniliğin büyümeyi desteklerken, aynı zamanda zafiyetleri de artırdığını gösteriyor. Geçen yıl finans sektöründeki vakaların %42'sini fidye yazılımlar oluşturdu. Oltalama saldırıları, tüm vakaların yaklaşık %24'ünü oluşturdu ve özellikle bankacılık müşterilerini hedef aldı. Bilgi hırsızları da hızla yayılırken, her 14 enfeksiyondan biri kart verilerinin çalınmasıyla sonuçlanıyor.

Finans kuruluşlarının bu tehditlere karşı koyabilmesi için bütüncül bir siber güvenlik stratejisi benimsemesi gerekiyor. Bu strateji şu üç temel üzerine kurulmalı:

  • Kapsamlı hazırlık ve denetim: Tüm altyapının ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi, zafiyetlerin belirlenmesi ve giderilmesi.
  • Gelişmiş teknoloji kullanımı: Tüm saldırı vektörlerini izleyebilen ve yönetebilen entegre platformlarla donatılma.
  • Sürekli öğrenme ve tehdit istihbaratı: Tehditlerin sürekli evrildiği göz önünde bulundurularak, güncel bilgiye sahip olunması ve güvenlik stratejilerinin proaktif bir şekilde güncellenmesi.

Sonuç

Finans sektöründe dijitalleşme, büyük fırsatlar sunarken beraberinde ciddi güvenlik risklerini de getiriyor. Bu risklere karşı koyabilmek için kapsamlı hazırlık, gelişmiş teknoloji kullanımı ve sürekli öğrenme ilkeleriyle hareket etmek gerekiyor. Aksi takdirde, siber saldırıların maliyeti çok yüksek olabilir. Finans kuruluşlarının bu konuda bilinçli ve proaktif olması, hem kendi güvenlikleri hem de müşterilerinin güvenliği açısından büyük önem taşıyor.